NOT: Bu sayfa “Orta Asya Rotaları” kitabındaki QR kodla ulaşılan linklerden biridir.
Detaylı bir Orta Asya rota kitabı yazmaktaki amacım, yola çıkacaklara harfiyen uyacakları sabit bir plan ve rota sunmak değil. Aksine yola çıkan herkesin kendi yolunu çizip kendi macerasını yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Uzun yolculuk hayali kuranların yola hazırlıklı çıkmalarına katkıda bulunup, öngörülebilecek problemlerle uğraşmaktansa, anın tadını çıkarmalarına, yolculuklarını güvenli bir şekilde tamamlamalarına yardımcı olabilirsem kitap faydalı olmuş demektir.

Peki ulaşımı daha kolay olan başka coğrafyalar varken neden sık sık Orta Asya’ya seyahat ediyorum? Aslında, dünya üzerinde görmeyi hayal ettiğim daha birçok ülke olsa da Türk halklarının anayurduna yaptığım yolculuğun manevi yönü ağır basıyor. Ayrıca modern hayatın sağladığı imkânlardan sadece zaruri olanları alıp, göçebe yaşamı sürdüren insanların varlığını yerinde görmek çok ilgimi çekiyor. Tüketim toplumu alışkanlıkları içinde yetişen herkes için bu coğrafyadaki yaşamı deneyimlemenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple son iki yılda yaptığım yolculuklarıma kızımı da dâhil ettim. Hem motosiklet hem camper-van aracımız ile Orta Asya’nın ıssız topraklarında teknolojiden uzaklaşıp baba-kız kamp yaparak vakit geçirmek unutulmaz anlar yaşamamızı sağladı.
Yaşadığımız dünyanın kirlenmesinde, iklim krizinin baş göstermesinde, hatta yerel halkların yaşam alışkanlıklarının değişmesinde turizmin olumsuz etkisinin payı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden yolculuklarımda, dünyamızın her anlamda daha da bozulmaması için elimden gelen özeni göstermeye, etik değerlere dikkat etmeye, yerel halkın ekonomisine katkıda bulunmaya gayret ediyorum.
Etik çerçeve, kişisel değerlerin bir ürünüdür ve burada bir kural dizisinden bahsedemem. Ancak seyahat ederken sorumluluk almam gerektiğini hissettiğim bazı alanları okurun da dikkatine sunmak isterim. Burada kanımca temel ilke, hem gezegenimizde hem de gittiğimiz coğrafyalarda birer tüketici değil, misafir olduğumuzu akılda tutmak olacaktır. Gittiğimiz yerin kaynaklarını tahrip etmek ve karşılaştıklarımızı kendimize benzetmeye çalışmaktan
ziyade, karşılıklı öğrenme ve paylaşma fırsatları yaratarak iyi misafirler olabiliriz.